ÜNİVERSİTE OKUMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ!

Şaşıracak bir şey yok. Kendimizi çevremizdekilerin baskılarıyla bazı hedeflere endeksleyerek yaşamak zorunda değiliz. Kim diyor okumanız gerektiği, polis subay olmanız, doktor veya mühendis olmanız gerektiği nerede yazıyor? Bunlarla ilgili bir kanun var da bizim mi haberimiz yok? Her ülkenin olduğu gibi bu ülkenin de her meslek grubuna ihtiyacı var. Herkes doktor olursa çiftçiyi dışarıdan mı ithal edeceğiz? Gönül ister ki okullarımız, ebeveynlerimiz sizin bilgi ve becerilerini ortaya koyarak en doğru yolu gösterebilseler. İşsiz gezen binlerce lisans mezunlarının olduğu ülkede bunun ne denli yanlış yapıldığını bir düşünün.

Eğer ailenizin maddi durumu çok iyiyse ve kaybedecek bir şeyiniz yoksa istediğiniz üniversiteyi, işsiz kalacağınızı bilseniz dahi okuyun. Üniversitenin insanın ufkunu açmada verdiklerini hiçbir maddi güçle alamazsınız. Ama sizin ve ailenizin maddi durumu iyi değilse ve ilerde kendi ayaklarınız üzerinde durmanız gerekecekse bu yazımızı mutlaka okuyun. Hadi bitirelim şu işi.

Aile Bizim Her Şeyimizdir

Ailenizin beklentilerini hayallerini, ümitlerini, öğütlerini dinleyip irdeleyin. Tahsilleri olmayabilir ama hayat tecrübelerinden edineceğin çok bilgiler vardır. Mutlaka danışın. Bu arada da el alem terör örgütü de boş durmayacak tabii. Onları da dinleyeceğiz ama kulak asmayacağız. Bunu yaptıkça aklınızda bir profil şekillenecektir. Hayatın baharında bir gençsin. Soru sorduğunuzda herkes içtenlikle cevap vermeye çalışacaktır. Deneyin bunu.

Belirli bir süreden sonra en basit önermelere çoktan karar vermiş olacaksın “Okuyacağım doktor olacağım ya da okumayacağım babamın yanında çalışacağım.” Gibi. Bu her gence en başta kolay gelmeyebilir. Her bir soruyu bir dakikada çözmen istenilen ösym ile henüz tanışmadı çünkü. Hayatının büyük bölümünü etkileyecek kararları alıyorsun ve ilk defa kendi iradeni kullanıyorsun. Diğer bir deyişle milli maçta(hayatın) en tecrübesiz defans oyuncusuna(iraden) gol atması(doğru meslek) için pas veriyorsun ve sonuç… Böyle düşününce hakikaten yapamayacağınızı düşündüm. Peki sizi çok iyi tanıyan kabiliyetlerinizi bilen teknik direktörünüz, ne yapacağını saniye saniye anlatsa başarma şansınız ne olur? Bir düşünün…

Marifet, Doğru Kararları Vermede

Acele karar vermek hiçbir zaman marifet olmamıştır. Marifet zamanında bilgi edinmek ve doğru kararlar almaktır. Nasıl mı? Önce kendi yeteneğimizi, ilgi alanlarımızı keşfedelim. Bunun en güzel yolu meslek grupları nasıldır, ne yaparlar nasıl yaparlar nelerle uğraşırlar araştırmaktır. Sonra bunlar arasından hangisine ilgi duyduğunuzu fark etmeye çalışın. Mutlaka güvendiğiniz birinden de destek alın. Şu mesleği seçersem işsiz kalırım diye düşünmeyin. Kendin için doğru mesleği seçiyorsan eğer sana her zaman bir iş vardır.

Ailenizin Karşısına Birey Olarak Çıkın

Diyelim ki aile fertlerimiz senin doktor olmanı istiyor, sen ise savcı olmak istiyorsan. Ailenin karşısına sadece kendi isteklerini dile getirerek, değil tercihini destekleyen mantıklı sebeplerle çıkmalısın. Mesela; ”Anne ben haksız yere suçlanan masum insanların hakkını gözetmek beni mutlu ediyor.” Ya da “Anne, baba ben düşündüm ki insanlarla konuşmayı onları taklit ederek güldürmeyi ve eğlendirmeyi seviyorum. Bu konuda becerim de var. Beni tiyatro okuluna gönderin” de. Başka bir seçenek “Ben ders çalışmayı sevmiyorum. Zaten üniversite okumakta bana göre değil. Sizin üniversitede okumam için bana yapacağınız masraf yerine bir ticarethane açın ben onu işleteyim.” Deyin. Ya da “Okul bana göre değil, zaten ekonomik durumumuz da ortada. Ben annem gibi ev hanımı olmak istiyorum.” diyebilin. Ailenizin karşısına bir birey gibi çıkın, aklınızdan geçenleri ilgi alanlarınızı açık sözlülükle dile getirin. Aileniz de mutlu olacaktır. Siz içinize kapanık, dünyadan bihaber, tozpembe hayallerle yaşamaya devam ederseniz, sizin yaşantınıza başkaları karar verir ve hayatınızın diğer evrelerinde daha büyük ve geri dönüşü olmayan hatalarla yüzleşmek zorunda kalırsınız. Varmak istediğin yeri bilmiyorsan vardığının yerin önemi yoktur derler. Çünkü bu kimseye fayda sağlamaz. Zorunluluklarla yaşamak kimseyi mutlu etmez. O halde en başında el alemin, ailenin, mürekkep yalamışların “Bu olmalısın” baskılarını bir kenara koyup kendi kararlarımızı alalım ve gerekiyorsa kendi ailemizi dahi yönlendirelim. Elbette onları ikna ederek.

Özetle okumak her zaman faydalı olsa da konu meslek edinmek olduğunda üniversite bir amaçtan çok araçtır. O yüzden doğru aracınızı seçerek amacınıza ulaşmalısınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir