MESLEK EDİNME ÜZERİNE KISA ÖYKÜLER

Başkalarının baskılarıyla ya da seçimiyle meslekte hayatlarını heba eden insanlarla büyük ihtimalle tanıştınız, belki de onlardan birisi veya arkadaşısınız. Hazırlıklı olun, söyleyeceklerimiz sizi üzebilir.

Ülkemizde sandığımız kadar işsizlik hat safhada değildir. Bunu TİSÜAD’ ın istatistik verileri de ispatlamıştır. İşsizlerin sayısı 3 milyon iken istihdam edilmek üzere aranan işçi sayısı 2.5 milyondur. Bu ne büyük bir çelişkidir böyle! İşverenler vasıflı işçi arıyor piyasadaki işsizlerden aradığı kriteri sağlayan işçi yok. Mesleği olan işsizler, yaptığı işten alacağı maaştan hoşnut olmadıklarından başka meslek arayışındalar. Ya da kendini yeterince geliştiremedikleri için istediği imkanları kendilerine sağlayacak işi bulamaz durumdalar. Ya da her neyse… Şimdi bizzat şahit olduğum öyküleri dinleyelim.meslek edinme

Yüksek Bir Puana Karşın Alakasız Bir Bölüm Okumak

Bir anne ve baba oğlunun mühendis olmasını çok istiyordu ve bu istekleri konusunda ısrarcı oldular. Oğul ise daha çok devlet memuru olayım standart bir maaşım olsun kafa yormayayım diyebileceği bir meslek arayışı içerisindeyken, ailesinin baskısına boyun eğip, mühendis olarak devlet kadrosunda memur olabileceğine karar veriyor. Bu Elektrik mühendisliği bölümünde benim samimi olduğum arkadaşlarımdan biriydi. Evet maalesef ki kendisinin değil de ailesinin istediği bölüme gelmiş. Hem de devlet memuru olacağı puanın daha üstünde puan alarak. Gönülsüz derslere girer dersleri geçmeye çalışırdı ama içinden gelerek yapmazdı bunları. Okulu bitirince nerde çalışmak istiyorsun sorusuna doğrudan “Devlette” diye cevap veren biriydi. Sonuç itibariyle ilgisiz olduğu bölüm dersleri nedeniyle üniversiteyi 2 yıl geç bitirdi. Mühendis olmak istemediği için İngilizce altyapısı olmasına rağmen kendini geliştirmeye çaba harcamadı. Devlette mühendis kadrosunda memur olmak için sınavlara girdi ,kazanamadı. Üstelik bu sınavlar iki yılda bir oluyordu. Uzun süre işsiz kaldı. Daha sonra bulduğu iş ise imza atarak cüzi bir miktar maaş almaktı. Kontrol mekanizmasının herhangi bir parçası olmazken sorumluluğu üstlenmek, adeta kör kuyuya gözü kapalı atlamak gibiydi. Daha sonra bu işten ayrıldı. Ailesinin portakal bahçesinde mühendis işçi olarak çalışmaya uzun yıllar devam etti. Bir gün devlette memur olabilmek umuduyla ara sıra sınavlara giriyor. Bir gün kazanacağı umuduyla…

İlk Yılda 4 Yıllık Üniversiteyi Kazanmak

İlkokul arkadaşım sınıfın en başarılı öğrencilerindendi. Her dersteki hocanın taktir ettiği örnek gösterdiği iyi bir öğrenciydi. 3 yıl aynı sınıfta okuduk. Liseye gidince okullarımız değişti. Üzerimizde liseye gitse de dört yıllık üniversite okuyamaz diyen çevre baskısı hat safhadaydı. Daha da ileriye giderek, üniversiteyi okusa da benimle aynı maaşa çalışacak ilkokul mezunlarını söylemiyorum bile. Ailem ise beni lise son sınıfta iyi bir üniversiteyi kazanmam için dershaneye gönderecekti. Ben de kabul etmedim. “Edeceğiniz masrafı seneye sadece dershaneye giderken, o zaman yapın.” dedim. Arkadaşımın ise ilk sınavında dershaneye bile gitmeden dört yıllık üniversiteyi kazandığını duydum. Herkes gıpta ile bakıyordu o arkadaşıma. Açıkçası benim de takdirimi kazanmıştı. Herhangi bir destek almadan ilk sene de hem de 4 yıllık fakülte kazanmak kolay iş olmasa gerekti. Ama hangi bölümü kazandığını bilmiyordum. Ben ise sabrettim bir yıl sonra bile olsa istediğim bölümü kazandım ve okudum. Okulu bitirip işe başladığımda arkadaşımla tekrar görüşme fırsatım oldu. Onun iki yıldır işsiz olduğunu öğrendim ve üzüldüm. Kendisi de en az benim kadar üzgündü. Çünkü kimya mühendisliği bölümünü okumuştu ve ülkemizde ataması veya ihtiyacı neredeyse hiç olmayan bir bölümdü. Keşke bir yıl daha hazırlansaydı ve istediği bölümü okusaydı. Puanı düşük diye hemen tercih yapmamak gerek.

Üniversite Okumanın Burukluğunu Yaşamak

Bir asker arkadaşım vardı. Komando okulunda beraber eğitim alıyorduk. Sonuçta o da dört yıllık fakülte bitirmişti. Bir gün mesleğimizden ve kazancımızdan konu açıldı. Ben mesleğimi ve aldığım maaşı söyleyince woowwhh yaptılar. Çok değildi ama 2 yıllık tecrübeye göre fazlaydı aldığım maaş. Hatta bölük komutanı bile duymuş “Olum ben senin kadar maaş alsam askerliği hemen bırakırım lan!” Demişti şakayla karışık. Kendi mesleğini sorduğumda üniversite okumak için muhasebe bölümünü bitirdiğini, hala iş bulamadığını söyledi biraz buruk bir ses tonuyla. Ben de arkadaş, keşke bölüme gitmeden araştırsaydın ya çok mezun var o bölümde dedim. Dedi ki “vallaha ben de sadece 2 yıllıklarda böyle sanıyordum 4 yıllık bir bölüm bitirdiğimde iş bulurum diye düşündüm ama öyle değilmiş.” dedi. Hatta bazı bölümlerde yüksekokul mezunları lisans mezunlarından daha çabuk iş bulabiliyorlar diye konuştuk. Askerlik bittikten sonra görüşmemde markette asgari ücrete çalıştığını öğrendim. Şimdi iki yıl çalışsa 4 yılda üniversitede harcadığı parayı kenara koyamayacak. 4 yıl üniversite, 2 yıl işsiz, 2 yıl da çalışma ortalama bir hesapla 8 yıl kaybetti. Bunun yerine liseyi bitirse aynı yerde çalışabilirdi ve 8 yıldır birikim yapıyor olurdu. Üstelik markette mesleğin ne dediğinde de 4 yıllık üniversite bitirdiğinin burukluğunu yaşamak zorunda kalmazdı.

Üniversiteden Mezun Olamayan İdealist Bir Yazılımcı

Biraz da yapmak istediği işlere yönelen ve sonunda başarılı olan arkadaşlarımın öyküsünü anlatayım kısaca. Dershaneden tanıştığım çok samimi olduğum bir arkadaşım vardı. Sınavlarda sürekli rekabet eder ama beraber ders çalışırdık. Samimi arkadaşlardık çünkü. Fakat ben bilgisayarın ‘b’ sini bilmezken o yazılımlara yöneldiğini siteler yaptığını anlatırdı. Tabii ben hiç anlamazdım o zamanlar. Sadece ara sıra oyun oynardım onun bilgisayarından. O fizik bölümünü kazandı, ben de mühendisliği ve okumaya gittik. Aradan yıllar geçti. Benim bir otomobil satın almıştım. Ama onun hala üniversiteyi bitiremediğini öğrendim. Fakat Fizik bölümü okurken yazılıma daha önem vermiş ve şuan yazılım uzmanı olarak (diploması olmasa da) özel bir şirkette çalışıyor. En son görüşmemizde de çalıştığı şirketin yarı hissesine sahip olduğunu 3 tane çalışanının kendisine bağlı olduğunu öğrendim. Yazılım üzerine de kosgepten destek aldığı bir de projesi vardı. Bir yandan da projesiyle uğraşıyordu. Maddi bağımsızlığını eline almış, hırslı ve işini severek yapan, buna dair ciddi projeleri olan bir insanın hayatta elde edemeyeceği ne olabilirdi ki? Yazılım mühendisi olarak çalıştığı şirketten ayrılarak, kendi yazılım şirketini kuran arkadaşım, bir yandan şirketi yönetirken bir yandan yarım kalan okulunu bitirmeyi hedeflemiş durumda. Lisans mezunu olması ne işe yarayacak demeyin. Ben dedim ve “Gelecekte olacak çocuklarım, babam bir üniversiteyi dahi bitirememiş demesinler, diye.” Cevabını aldım. Manevi olarak kutsal bir amaç. Haa sözünü etmişken, en son aldığı araç benim şuan ki aracımın değerinin 2 katından daha fazla. 🙂

 

 

MESLEK EDİNME ÜZERİNE KISA ÖYKÜLER” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir